Ara
  • Burcu Demir

OMM’DA MAZİ


 

Merhabalar sevgili okurlar. Bir pazartesi yazısıyla daha birlikteyiz. Bugün sizleri yaşadığım şehirde minik bir müze seyahatine çıkaracağım. Evet, sanatla ve güncel sanat haberleriyle ilgili iseniz sanıyorum Eskişehir’in son yıllarda popülerleşen göz bebeği Odunpazarı Modern Müze’yi yani OMM’u duymuşsunuzdur. Şehrin turistik yapısına yeni bir soluk getiren müze açıldığı günden bu yana çok kıymetli sanatçıların eserleriyle oluşturulan çağdaş sanat sergilerine ev sahipliği yapıyor. Sadece Eskişehirlilerin değil şehre dışarıdan gelenlerin de uğrak noktası ve ben de bugün size vakit geçirmeyi çok sevdiğim bu müze ve son sergisi hakkında bir şeyler anlatacağım.


Odunpazarı Modern Müze 2018 yılında yapımına başlanan ve 2019 yılında açılan bir modern sanat kompleksi. Japon mimar Kengo Kuma’nın eseri olan müze binası ise başlı başına bir sanat eseri. Mimar ve ekibi Eskişehir'de bir süre yaşadıktan sonra Odunpazarı'nın mevcut dokusuna uyumlu olmasına dikkat ederek bu binayı tasarlayıp hayata geçirmişler. Birbirine geçmiş asimetrik tahta kolonlardan oluşan müze binası içten ve dıştan ayrı bir sonsuzluğu simgeliyor adeta. Bina bu kolonlar sayesinde ışık ve gölge geçişleriyle iç mekana ayrı bir atmosfer katıyor ve aynı zamanda tamamen engelliler için uyumlu, ulaşılabilir bir yapı.

Müzede dönemsel olarak belli temalarda çeşitli sergiler düzenleniyor ve burada ilk günden beri en az müzenin kendisi kadar meşhur olan bambu ustası Tanabe Chikuunsai IV’ün Mekana Özel Yerleştirmesi’nden de bahsetmek gerek. 2022 Haziran ayına kadar sergilenecek olan bu eser doğadaki dört element ve insan figürlerinden esinlenilerek inşa edilmiş ve sanatçının dünya çapındaki çok kıymetli eserlerinden sadece biri. Sanıyorum sadece ülkemizde olması bile büyük şans ve haziran 2022'ye kadar gelip görebilirsiniz.




Size biraz da Odunpazarı Modern Müze’de şu günlerde sergilenen Maziye Bakma, Mevzu Derin sergisinden bahsetmek istiyorum. Açıkçası bu sergi benim bugüne kadar OMM’da gördüklerimin en iyisiydi. Sanıyorum kendimizden unsurlar bulmak kolay olduğu için ve hepsinden önce mazi denen şey aslında biraz da toplumsal bir kavram olduğu için beni böyle kolay etkiledi. Bugünden geçmişe aidiyet, adaptasyon, değişim, kabul görme kavramları üzerinden bakan sergide aynı zamanda cinsiyet kimlikleri ve kadına şiddet temalarına da ayrıca dikkat çeken eserler mevcut. Toplamda 31 sanatçının eserlerinden meydana gelen sergi bireyin toplumla olan ilişkisini, kimlikler, roller ve alışkanlıklar üzerinden irdeliyor.




Maziye Bakma, Mevzu Derin sergisinin geneli bir yana burada özellikle bazı eserlerden bahsetmeden geçmek istemiyorum. ilk olarak Sinan Tuncay’ın minyatür sanatının çağdaş yorumuyla ortaya koyduğu Mahrem-i Umumi serisi benim sergideki favorimdi. Türk toplumunda ritüelleştirilmiş evlilik sürecinin aslında mahrem olan detaylarının nasıl kalabalıklara yansıdığını ve bu süreçte kadın ve erkek arasındaki mahremiyet ve kabul görüş farkları ortaya koyan eserler gerçekten çok etkileyiciydi. sanatçı düşünmemizi istediği konuları yansıtırken minyatürü de çok güzel kullanmış.




Sergide bir diğer çok beğendiğim eserse Kezban Arca Batıbeki’nin Kafes Projeleri 2: Kitsch Oda Projesi-Nereye Kadar oldu. Sanatçı bu eserinde bize çok da estetik olmayan bir sürü unsurun bir araya geldiği bir 90’lar oturma odası gösteriyor. Sosyokültürel çıkarımlar yapmaya uygun bu detaylar aynı zamanda toplumsal hafızanın aslında ne kadar kuvvetli bir olduğunu ve ne küçük nesnelerle dahi tetiklenebileceğini ortaya koyuyor.



Odunpazarı Modern Müze hakkında kabaca söyleyebileceklerim sanırım bunlardı. Onun dışında daha detaylı bilgiler için müzenin internet sitesi bağlantısını da şuraya bırakıyorum. Şehir dışından gelecekseniz ve bu yazı bir şekilde önünüze düştüyse yorumlarınızı bekler, gelmişken müzenin mağazasına ve kafesine de uğramanızı tavsiye ederim.

Sevgiler.



155 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör

KAÇIŞ ODASI