Ara
  • Burcu Demir

TRENLE KARS SEYAHATİ

Güncelleme tarihi: 16 Oca

DOĞU EKSPRESİ NOTLARIM

 

Dostlar. Romalılar. Uzun bir aradan sonra bir pazartesi gününde daha sizlerle birlikteyiz. Evet tüm yazı tembellik ederek geçirdim ve burayı çok ihmal ettim. Lakin anlatacak hikayelerim çoğaldı. Üstümdeki ölü toprağını atabilirsem bu ay içinde sizlerle daha sık bir araya gelebilmeyi umuyorum. Ve evet, bu hafta konumuz Doğu Ekspresi. Buyrunuz öyleyse bu bilet bulması imkansız görünen, romantik yolculuğun detaylarına.



Doğu Ekspresi Ankara’dan kalkıp Kırıkkale, Kayseri, Sivas, Erzincan ve Erzurumdan sonra Karsa ulaşan kıymetli bir tren hattımız. Geçtiğimiz yıllarda özellikle kış mevsiminde Karsa yapılan turistik gezilerle birlikte Doğu Ekspresinin adını çokça duymaya başladık. Hatta öyle ki bir yerden sonra ipin ucu kaçtı. Bütün instagram fenomenleri, bloggerlar ve vloggerlar akın akın Doğu Ekspresiyle Karsa yollandı. Etrafımız trende gaz ocağında mıhlama pişirenlerden tutun da şarap kadehli, romantik ışıklarla, mumlarla dolu fotoğraflarla kuşatıldı. Yalan yok tam da bu dönemde soğudum ben trenden. Yıllarca, daha insanlar nereden nereye gittiğini bile bilmiyorken heveslendiğim bu macera fenomen terörü yüzünden yaşamadan uzaklaştığım bir şeye dönüşmüştü.


Ta ki bu yaza kadar. Ben Artvin doğumluyum, ailem yazları Artvinde yaşıyor. Genelde her sene birkaç hafta onların yanına tatile gidiyorum. Bu yıl da yine bu geleneksel Artvin programını yaptık kardeşimle, ama nasıl gideceğimize karar veremiyoruz. Uçaklar korkunç pahalı otobüsse korona partisi gibi bir şey olacak. O sırada tesadüfen pandemi yüzünden aylardır durdurulan Doğu Ekspresi seferlerinin yeniden başladığını öğrendik ve bir cesaret Karsa kadar trenle gidip oradan Artvine geçmeye karar verdik.

25 saat sürmesi vaad edilen yolculuk sanıyorum tan 28 saat sürdü. Tıngır mıngır dağlardan, ovalardan, nehir kenarlarından giderek akşamın dokuz buçuk, onunda Karsa ulaştık.

Yolculuğun son saatlerinde her ne kadar söylenmelerimle kardeşimi bunaltmış olsam da konfor alanımın sınırlarını zorlayan keyifli bir tecrübeydi. Tabi ben turistik sezon dışında tamamen seyahat amaçlı kullandığım için tecrübelerim ve beklentilerim turistik seyahatlerle ne kadar örtüşür bilemiyorum. Ama yine de hazır sezonu yaklaşıyorken sizlere kabaca bir Doğu Ekspresi seyahat rehberi hazırladım. Burada yazılanlardan farklı olarak bir sorunuz olursa instagram hesabım üzerinden (@fototerapist) bana ulaşabilirsiniz.



Şimdi öncelikle bu işe kesinlikle karar verdiyseniz telefonunuza tcdd nin bilet satış uygulaması olan eybis’i kurmanızı tavsiye ederim. Eybis uygulamasını kurduktan sonra biletleri sadece gidiş ya da gidiş dönüş şeklinde seçip Ankara Gar kalkışlı ve Kars varışlı olacak şekilde aratabilirsiniz. Biletler sezondaki talepler doğrultusunda değişmekle birlikte genelde bir ay önceden satışa çıkıyor.

Doğu ekspresine bilet alırken dikkat etmeniz gereken birkaç şey var. Bir kere kış sezonunda sadece yataklı vagonlardan oluşan ayrı turistik bir Doğu Ekspresi seferi düzenleniyordu geçtiğimiz yıllarda. Bu yıl hala var mı, başladı mı bilmiyorum. O trende vagonlar iki kişilik yataklı kompartmanlardan oluşuyor ve fiyatlar normal Doğu Ekspresine göre çok daha pahalı. Ama tren bazı büyük istasyonlarda bir iki saat molalar vererek ilerliyor ve dediğim gibi amacı turist taşımak.


Normal Doğu Ekspresi ise pulman ve örtülü kuşetli vagonlardan oluşuyor. Pulman dediği normal otobüs düzeninde 2+1 gittiğiniz bir vagon. Vagonlarda umumi tuvaletler var ve trende gidip bir şeyler yiyip içebileceğiniz bir yemekli vagon var. Benim seyahat ettiğim temmuz ayında henüz yemekli vagonun işletme ihalesi tamamlanmadığı için yemek servisi yoktu. Sadece basit büfe yiyecekleri, bisküvi, simit, sallama çay falan vardı. İhale tamamlandığında trende ısıtılacak şekilde sıcak yemek de oluyormuş. tabi eskiden neler neler oluyormuş da işte, oralar ayrı mevzu.


Pulman dışında diğer seçeneğinizse benim de seyahat ettiğim örtülü kuşetli vagonlar. Bu vagonlarda 4'er kişilik ayrı oda gibi kompartmanlar var. Karşılıklı ikişer koltuk ve bir küçük masadan oluşuyor ve koltuklar istediğinizde ikişer ranza şeklinde dört yatağa dönüşüyor. Hah işte bu bölüm arkadaşlarınızla, sevgilinizle eşinizle gidebileceğiniz romantik minnoş bölüm. Ancak bilet bulmanın bazı püf noktaları var. Biz kız kardeşimle iki kişi seyahat ederken kompartmandaki diğer iki bileti de satın almıştık böylece o alan tamamen bize ait olmuştu. Bunu yapabilmek için başta bilet alınacak kişi sayısını dört olarak seçebilirsiniz. Sistem bir kişinin iki bilet almasına izin veriyor. Kendi adınızı, tc kimlik no, hes kodu gibi bilgilerinizi iki kere girerek kendinize iki bilet satın alabilirsiniz. Böylece kompartmanı tanımadığınız biriyle paylaşmak zorunda kalmazsınız ki bu pandemi ortamında öyle dar bir alanda tanımadığınız biriyle seyahat etmek çok konforsuz olur sanıyorum.


Bİlet konusunda özetle, örtülü kuşetliyi takip ediyoruz. Kişi sayısını daha fazla girebiliyoruz ama bir kişiye üç bilet almak için izin veriyor mu bunu bilmiyorum. Örtülü kuşetlide bazen sonradan talebe göre yeni vagon eklemesi yapabiliyorlar bu arada. Baktınız trende yer yok görünüyor, kontrol etmeye devam edin. Seyahat tarihine bir hafta kala falan trene bir vagon daha ekleyip yer çoğaltabiliyorlar.

Bir de malum artık kadın erkek yan yana pulmanda bile seyahat edemiyorken bu trende karşı cinsten biriyle, sevgilinizle, arkadaşınızla seyahat etmek istediğinizde cinsiyet kısmını nasıl halledersiniz bilmiyorum. Örneğin sistem erkek de olsanız cinsiyetinizi kadın olarak işaretleyip o kompartmanda birlikte bilet alabilmenize izin verir ama bilet kontrolünde sıkıntı çıkarırlar mı inanın hiçbir fikrim yok.



Bilet kısmını hallettiyseniz size trenden bahsedeyim. Dediğim gibi örtülü kuşetli size ait bir oda gibi. Kapısı kilitleniyor. İçerinin aydınlatması sizin kontrolünüzde, istediğinizde ışıkları söndürebilirsiniz. Az açılabilen bir penceresi var. Gün ışığından rahatsız olursanız kapatabileceğiniz bir perdesi var. Odanın ışıtma soğutma sistemi genelde iyi çalışıyor. Oda sıcaklığını sabitlediğinizde ihtiyaca göre kalorifer ya da klima devreye giriyor ve o sıcaklığı koruyor.

Odada ayrıca bir elektrik prizi var. Yanınıza alacağınız bir uzatma kablosuyla elektrik kaynağınızı çoğaltabilirsiniz, hatta bunu yapmanız şart bence. Trene ilk bindiğinizde bilet kontrolünden sonra size odanın genel kurallarıyla ilgili bilgi veriliyor görevli memurlar tarafından. Sonra da uyurken kullanabilesiniz diye yastık, nevresim, çarşaf ve yastık kılıfından oluşan bir yatak seti dağıtılıyor. Belki kışın battaniye de veriyorlardır, bilmiyorum. Odanız genel olarak böyle. Dediğim gibi koltuklar bir sistemle karşılıklı yatak haline geliyor. İki tane de üstte ranzaya dönüşen asma yataklar var. Koltukların altında da valizleriniz için gayet kullanışlı bir alan var. Oda iki kişi için ideal büyüklükte ama ben asla tanımadığım biriyle o kadar uzun yolda öyle bir odada olamam mesela.


Gelelim genel yaşam fonksiyonlarımız için gerekli şeylere. Her vagonda ikişer tuvalet var. Bu iş tamamen şansınıza kalmış arkadaşlar. O gün o treni kullanan insanların medeniyet seviyesine göre değişiyor tuvaletlerin, lavaboların temizliği. Ben görevlilerin tuvalet temizlediğine hiç denk gelmedim. Ama yalan olmasın şimdi tuvaletlerde su, sabun, tuvalet kağıdı ve havlu kağıt hep vardı. Onun dışında biz kendi kişisel hijyen önlemlerimizle bu 25 saati sorunsuz ve trenden nefret

etmeyecek kadar ideal bir konforla atlatmayı başarmıştık. Hazır yeri gelmişken yanınızda kesinlikle havlu kağıt, tuvalet kağıdı, ıslak mendil ve sabun olsun. Biz ayrıca domestosun spres yüzey temizleyicisinden almıştık ve tuvaleti her kullanmak zorunda kaldığımızda onunla sıfırdan temizlemiştik.



Bir diğer hayati ihtiyaç da yemek. Yemeyi sadece acıkınca ihtiyaç duyacağınız bir şey olarak düşünmemelisiniz kesinlikle. Yol çok uzun çünkü, internet, telefon çok iyi çekmediği için sıkıldıkça bir şeyler atıştırmak istiyor insan. Bu konuda size tavsiyem elinizi korkak alıştırmayın. Hele ki gideceğiniz dönemde trende yemekli vagon hala normale dönmemişse neredeyse 5 öğünlük yemeğinizi ayarlamış olmanız lazım. Burada da oda sıcaklığında kaldığında bozulmayacak, kabından akıp odayı kirletmeyecek yiyecekler seçebilirsiniz. Bir valla kekinden sarmasına baya donanımlıydık ona rağmen bir yerden sonra yiyeceklerimizi tamamen tükettik. Ve su, içme suyu, trende yemekli vagonda su satılıyor ama ben yine de yanınıza beş litrelik bir su almanızı tavsiye ederim.


Bu arada ben o Erzurum gara cağ kebabı söyleme olayına kalkışmadım ama trende erzuruma gelmeden bir istasyonda birisi dolaşıp sipariş alıyor evet.

Bir de bizim yolculuğumuzun konforunu en çok artıran şey şu dandik türk kahvesi yapma makineleri var ya, oydu. Evet trende ısıtıcı kullanmanız yasak ama görevlilere yakalanmadığınız sürece. Görevliler de toplamda üç kere falan ancak uğruyorlar odanıza. Yani genel olarak çayımız kahvemiz vardı. Sallama çay, granül kahve, ekmek, kahvaltılıklar, atıştırmalıklar ve su, bunlar gerçekten unutmamanız gereken şeyler.


Şimdi şöyle bir göz gezdirince geriye söylenecek çok bir şey kalmadığını görüyorum. Tabletinize telefonunuza bol bol film dizi indirin. Yanınıza kitaplar dergiler alın. Dediğim gibi trende internet yok ve telefon da genel olarak çok konforsuz çekiyor. Onun dışında gece uyku konforunuz için kendinize yastık getirebilirsiniz bir de trenin içinde dolaşırken ayakkabıyla çok zor oluyor, sürekli giymek çıkarmak gerekiyor. O yüzden terliklerinizi unutmamanızı tavsiye eder, iyi yolculuklar dilerim.


 

2.042 görüntüleme1 yorum